Özünde çok kızgınım..
Özünde çok kızgınım.
Vallahi de çok kızgınım.
Kim için, ne için yazdığımı sorguluyorum bazen.
“Yazma ulan” diyorum kendime, sonra bakıyorum, en azından şu anda, yapabileceğim, ya da yaptığım başka bir şey yok. Yine yazıyorum.
Yine kızacağımı bile bile, yine yazıyorum.
Tepkilere, ya da tepkisizliğe, çok kızıyorum. O kadar beleşe, hazıra alışmışız ki.
Düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı o kadar boşvermiş, o kadar sallamışız ki.
Vallahi de anlamıyorum. Ben bu insanları anlayamıyorum. Bu şekilde nasıl yaşamaya devam edilebileceğini idrak edemiyorum.
İnsan sorgulamadan nasıl yaşayabilir, nasıl soluk alabilir ben anlayamıyorum.
Seni, onu, yanındakini, ben anlayamıyorum birader. Bir kere bile “neden?” diyememiş insanı ben anlayamıyorum.
Özünde çok kızgınım ama hiç çaktırmıyorum. Yumuyorum gözümü, eğiyorum başımı, derin bir iç çekiyorum. O an kafamda 42 tane film çekiyorum. Sonra kaldırıyorum kafamı, açıyorum gözümü ve o bomboş gözlerine bakıyorum.
Hakikaten, bak hakikaten… Ne seni, ne de onu anlayamıyorum.
Özünde çok kızgınım.
Adres: Kimi ilgilendiriyorsa ona..

(“Yazma ulan” diyorum kendime, sonra bakıyorum, en azından şu anda, yapabileceğim, ya da yaptığım başka bir şey yok. Yine yazıyorum.
Yine kızacağımı bile bile, yine yazıyorum.
Tepkilere, ya da tepkisizliğe, çok kızıyorum. O kadar beleşe, hazıra alışmışız ki.)
Tamda bir diğer yazında dersler hakkında bir yorum yapmışken ve yeni bir ders konusu talebinde bulunmuşken, özellikle yazının bu üstteki kısmını okuyunca kötü hissettim kendimi..
Evet bu yazılardan yararlandım, ve yararlandığım tüm kaynakları başta filmfabrikası(internet üzerinde olanlardan bahsediyorum) olmak üzere unutursam bu benim ayıbım olur. Fakat iki satır teşekkür yazısıyla gönül alınmayacak kadar faydalı bilgiler içerdikleri için bu tür girişimlerde bulunmaktan kaçınıyorum hep. Belki bir gün benimde yardımım dokunacak bir şey olursa hiç düşünmeden yaparım diye düşünüyorum naçizane.
“ben beleşçi değ…” diye başlayan savunma cümlelerinden nefret ettiğimi belirtmek isterim, ki burada böyle yazmaya kimsenin hakkı yok diye düşünüyorum. Bu tepkim bu tarz bir savunma olarak anlaşılmasın.
Bu arada ben bu bloga girip yazan kimseden bahsetmedim, lütfen yanlış anlaşılmasın. Genel olarak çevremde gördüğüm havadan rahatsızım. Bu bloga girip yorum yazan insanlar olmasa çoktan bırakırdım yazmayı zaten.
Tepkim öyle belirli 2 3 kişiye değil yani asla, genel bir olgudan, toplumsal bir sorundan bahsediyorum.
Sinirlenme sebebim çok başka, o başlıklarda ben soruyorum zaten ne istiyorsunuz diye. Bilgiye aç olmayan insan gelip zaten okumaz bile bu yazıları. Benim derdim o aç olmayanlarla..
Öfke iyidir. Kızmazsan, onlar gibi olursun. Aslında uzuuuun bir şeyler yazmak isterdim, ama boşver. Görüyorum, arttırıyorum.
Yaz sen, boşver. Neyse ne!
Yazmıyoruz mu dedik, arada kızıyoruz dedik
.
Haklısın… Hiç birşey için emek harcamıyoruz artık. Bırak araştırmayı, bilgi edinmeyi, birisini tanımak için bile uğraşmıyoruz. Oysa başarılı olanlar mazeretleri bir kenara bırakıp bütün zorlu koşullara “rağmen” birşeyler yapabilmiş olanlardır hep.
olm bak ben de takip edemiyorum bayadır ama mazeret diz boyu.. dellenme böyle ve dellendirme adamı.. getirtme beni oraya, ısmarlatma birayı falan.. ya da dur lan iyi olurdu o bak ehu.. neyse saçmalama yoksa sana laflar hazırlarım.. tschüss..
Gel de içelim be düd.. Sinema konusunda en rahat senle konuşuyorum
. Bunların hepsi ukala diyor bana, bir sen anlıyorsun beni
Yorum Yapın!
Bilgi Paylaşımı »
Bilgi Paylaşımları PDF ve Özeleştiri
Paylaşıma Ara‘da yem atmıştım ama yutan olmadı, ben de kendim yapayım n’apalım dedim. Bilgi Paylaşımı bölümünde yer alan bugüne kadar yazdığım neredeyse tüm yazıları tek bir PDF dosyası halinde derledim ve bugün sizlerle paylaşacağım, ne …
Eylem Planı’na Hoşgeldiniz
Haber Hizmeti
Bölümler:
Tüm Yazılar
Eylemli Günler
Son Yorumlar
Son Eklenen Yazılar
Sevdiklerim
Şekli Geçit
Etiketler