Bilgi Paylaşımı

Bildiğim kadarının anlatabildiğim kadarı bu bölümde. Genel ve Sinema 101 olarak ikiye ayrılmış durumda.

Blog

Konu dışında kalan, normal blog yazıları, güncellemeler, duyurular vs. vs..

Film Yorumları

İzlediğim filmlerle ilgili saçma sapan yorumlar. Bence çok ciddiye almasanız da olur.

Görsel Sanatlar

Görsel sanatlarla ilgili her türlü yazı burada. Diğer Yazılar, Sinema Yazıları ve Film Yorumları olarak üçe ayrılmakta.

İçten Gelen

Hikâyeler, olaylar vs.ler

Ana Sayfa » Bilgi Paylaşımı, Genel

Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 1

Yazan Düd, Cumartesi, 5 Aralık 20094 Yorum

Not: Bu yazının düzenlenmiş haline buradaki derlemeden ulaşabilirsiniz.

Efendim, en çok istenen, merak edilen bir konuya değineceğiz bugün: bir film yapımının en önemli parçalarından biri olan görev dağılımına. Yazı çok uzun olduğundan 3 bölüm halinde yayımlamayı uygun gördüm. Bunlar birer gün arayla yayımlanacak. Umarım kızmazsınız.

Bu konuya girmeden önce bazı şeyleri açıklığa kavuşturmak gerekli: 1. her zaman dediğim gibi, bu yazıda okuyacaklarınız kendi tecrübe ve bilgilerim sonucunda yaptığım genellemelerden ibarettir, hiçbirinin kesin bir doğruluğu yoktur.  2. Görev dağılımı çok fazla sayıda değişkene bağlıdır: filmin çekildiği sektör (ülke), filmin bütçesi, yönetmeni, yönetmenin yapımcı ve diğer kilit isimlerle kurduğu ilişkinin türü, yapımın türü (televizyon, sinema, reklam vs.), filmin içeriği vs. vs.. O nedenle bu alanda kesin ve mutlak bir doğru yoktur. Her set değişkendir, ancak neredeyse her sette ortak olan çok kilit görevler vardır. Bu görevler de setten sete değişkenlik gösterse de bu alanlarda bir genelleme yapılabilir. Ben de bugün bu genellemeler üzerinden gideceğim zaten.

Kemerleri bağladıysanız başlayalım, özet çıkarmadığımdan yapım öncesi-sırası ve sonrası şeklinde gitmeye çalışacağım. Batırmamak dileğiyle efendim. Profesyonel (özellikle de Hollywood) setleriyle değil de amatör kısa/uzun metraj görev dağılımı ile ilgileniyorsanız şimdilik iki gün beklemeniz gerekecek.

İşin en başından, senaryodan başlayalım. Pek çok insan senaristin yapım süresince ne kadar söz hakkına sahip olduğunu merak eder. Yazar ve yönetmen aynı kişi değilse, projesine göre değişebilmekle beraber, yasal olarak senaristlerin genelde film üzerinde hiçbir söz hakları yoktur. Yönetmen ile olan ilişkilerine göre katkı seviyeleri değişir, ancak en nihayetinde senaristin telifi ödenir, o vakitten sonra söz stüdyo/yapımcı/yönetmendedir. Şimdi senaristlerin film satma sürecine hiç girmeyeceğim. O başlı başına ayrı bir yazı konusu.

Ayrıca kısa film için senaryo yazan pek çok insan düştüğü bir hatadan bahsetmek istiyorum: senaryoya kamera hareketi, kadrajda görülecek şeyler vs. yazılmaz. Bu görüntü yönetmeni ve yönetmenin işidir. Senarist aynı zamanda yönetmense dahi bunun yapılması doğru değildir zira o işler için sonradan ayrı işlemler zatan yapılır. Neyse, konumuz bu değil.

Diyelim ki senaryo yazıldı, yönetmen bulundu ve projeye bağlandı. Bu aşamaların gerçekleşme yöntemleri de ülkeden ülkeye ve projeden projeye  değişiklik göstermektedir. Yönetmen bir projeye bağlandıktan sonra (bağlanmaktan kasıt finansör ile kontrat imzalamaktır, Hollywood için stüdyo, Türkiye için yapımcı şirket, bağımsızsanız gönül bağı) ilk işi oyuncuları (cast) belirlemek ve teknik ekibini (crew) kurmaktır.

Ancak bundan önce yapımcılardan bahsedelim.  Yapımcılar çeşit çeşittir (kadın-erkek, paragöz falan dermişim). Yine yapımdan yapıma değişmekle beraber (bundan sonra bu cümleyi kurmayacağım, bahsi geçen tüm görevler yapımdan yapıma değişebilir) yapımcıları 3 ana sınıfta toplamak mümkün: Yürütücü Yapımcı (Executive Producer), Yapımcı (-Film- Producer) ve Line Producer (Türkçesi nedir hiç bilmiyorum). Yürütücü yapımcı, filmin teknik kısmıyla ilgilenmez, sette de bulunmayabilir, genel olarak tüm yapımın düzgün bir şekilde ilerleyip ilerlemediğini kontrol eder (yani tüm yapımcıların patronudur özetle). Ayrıca diğer yasal işlerle ilgilenir (telifler, gösterim planları vs.). Yapımcı. Yurtdışında proje başına en az 2 3 tane bulunur. Bizde daha az olsa da birden fazla yapımcı sıradışı bir durum değildir. Paranın bulunmasından tüm teknik ekibin ayarlanmasına kadar pek çok şeyi denetlerler. Özetle yapımcı/lar filmin çekilmesi için gerekli olan ortamı sağlamakla yükümlüdür/ler. Film üzerinde söz hakkına da sahiptirler. Yönetmenle kafaları uyuşuyorsa genelde yakın dost olurlar ve yapımcı yönetmenin vizyona saygı gösterir ve onu elde edebilmesi için elinden geleni yapar. Yönetmenlerin aynı yapımcı ile çalışma istekleri bu yüzdendir. Filmin her aşamasına dahildirler. Line Producer ise genelde bütçe kontrolünden sorumludur. Sette olup biten, giren çıkan şeyleri kontrol eder. Yapım Sorumlusu (Prodution Manager) ile az çok aynı görevi üstlenir.

Yapımcı konusunu Amerikan Sineması için biraz irdelemek gerekli. 1950′li yıllara kadar yapımcılar filmde söz sahibi olan tek merci idi. Yönetmenler sadece seti organize etmesi için kullanılan kişilerdi. Kurguya dahi alınmazlardı. Bunun en acı örneği 1958 yapımı Kara film başyapıtı Touch of Evil‘dır. Orson Welles’in filmi yönetmesinin tek sebebi Heston’ın Welles yönetmezse filmde oynamayacağını belirtmesidir. Stüdyo da mecburen Welles’i projenin başına getirir ancak o dönemlerde yapımcı ve stüdyo tek söz sahibi olduğundan Welles kurguya dahi giremez zira çekimlerden sonra kovulur ve stüdyo başka yönetmen getirerek ek sahneler çeker. Film, Welles’in vizyonundan çok uzakta bir şekilde hazırlanır. Welles filmi izlediği akşam 98 sayfalık bir yazı ile düzeltilmesini istediği yerleri belirtir. Bu 98 sayfalık metin 1998de Heston’ın eşyaları arasında bulunur ve film tekrar kurgulanır. İlk halinin bile Truffaut’nun Auteur teorisinin oluşumunda büyük etkisi olduğunu düşünürseniz son halinin kudretini varın siz düşünün.

60lara girilirken yönetmenlerin film üzerindeki önemi daha çok anlaşılmaya başlanmış ve stüdyo sistemi ilk devrimini geçirerek, yapımcının etkisini azaltarak yönetmenlere odaklanmaya başlamıştır. 70 ve 80lerde tekrar değişim geçiren bu yapıdan sonra günümüzde yapımcılar hâlen daha bir filmdeki en etkili isimdirler. Yönetmeni projeden kovma hakları dahi vardır. Pazarlama stratejileri yönetmenleri ön plana çıkarmayı gerektirse de belli başlı isimler dışında setler genelde yapımcıların kontrolü altındadır. Bağımsız sinemada olay biraz daha karışık ancak yazı amacından sapacak, o nedenle giremiyorum.

Türkiye’de yapımcı yönetmen ilişkisi ne durumdadır açıkcası çok bir bilgim yok. Tecrübe sahibi birileri bizimle de paylaşırsa ben de sevinirim. Bildiğim kadarıyla yapım şirketleri yine yönetmenler üzerinde bir miktar baskı oluşturuyorlar ancak genelde zaten laf geçiremedikleri filmlerin finansmanını en başta üstlenmeyerek işten kolaylıkla sıyrılıyorlar. Bizdeki “bağımsız” filmler ise zaten baskıdan uzak ancak bütçe sıkıntıları içerisinde çekiliyor.

Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 2
Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 3

Bunu okuyan bunları da okudu (diye umuyoruz)

4 Yorum »

  • ZiTaRoF diyor ki:

    Faydalı bir yazı olmuş.

    Yalnız, “senaristin söz hakkı” konusunda kısma katıldığım söylenemez. Gerçi bu konuda pek bi bilgim yok ama merak ettiğim bi şey var.

    Mesela ben bi senaryo yazdım. Sana sattım. Sende bu senaryonun(hikayenin) bir kısmını değiştirmek istiyosun. Senariste gelip, “Senaryonun şurasını şu şekilde değiştireceğim” diyerek bi bilgilendirmen/izin alman gerekir mi ? Ya da, senariste hiç danışmadan değiştirme hakkın var mı?

  • Düd (author) diyor ki:

    Bu katılınacak veya katılınmayacak bir şey değil.

    Bilgilendirmene gerek yok, danışmak diye bir şey de yok. Dediğim gibi telifini ödüyorsun. Ha yönetmen senariste güveniyorsa danışabilir, nezaketen sorabilir vs.. Veya çok ünlü bir senaristse veya senariste çok güveniliyorsa kontrata öyle bir madde eklenebilir ama çok ender bir durum.

    Çekim sırasında değişen, tekrar yazılan, sonu yazılmadan çekilen filmleri buraya yazsak sayfalar yetmez muhtemelen. Ama dediğim gibi, hepsi değişken.

  • ercan e. diyor ki:

    Benim bildiğim line producer; atıyorum 3 ülkede çekilen bir filmin herhangi bir ayağını yürüten kişi olsa gerek.

  • Düd (author) diyor ki:

    Evet düd işte, yapım sorumlusu ile az çok aynı işe sahiptir deme sebebim o. O ülkedeki veya başka ülkedeki setten sorumlu kişi oluyor, her şeyin doğru işlediğinden emin oluyor, bütçenin aşılmamasını sağlıyor, ne girdi ne çıktı kontrol ediyor vs..

Yorum Yapın!

Yorum yapın, ya da trackback bırakın. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Kibar olun, güzel yazın vs..

Şu tagları kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu blogda Gravatar kullanabilirsiniz. Gravatar'a üye olun.

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
/* */