Bilgi Paylaşımı

Bildiğim kadarının anlatabildiğim kadarı bu bölümde. Genel ve Sinema 101 olarak ikiye ayrılmış durumda.

Blog

Konu dışında kalan, normal blog yazıları, güncellemeler, duyurular vs. vs..

Film Yorumları

İzlediğim filmlerle ilgili saçma sapan yorumlar. Bence çok ciddiye almasanız da olur.

Görsel Sanatlar

Görsel sanatlarla ilgili her türlü yazı burada. Diğer Yazılar, Sinema Yazıları ve Film Yorumları olarak üçe ayrılmakta.

İçten Gelen

Hikâyeler, olaylar vs.ler

Ana Sayfa » Bilgi Paylaşımı, Genel

Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 3

Yazan Düd, Pazartesi, 7 Aralık 20092 Yorum

Not: Bu yazının düzenlenmiş haline buradaki derlemeden ulaşabilirsiniz.

Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 1
Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 2

Yapım Sonrası Grubu: Bu grup başlı başına ayrı bir yazının konusu. Sadece ana isimlerden bahsedeyim. En başta Kurgucu (Editor). Adı üstünde kurguyu yapar. Bu kişinin fikirsel katkısı yönetmen ve yapımcı ile olan ilişkisine bağlıdır. Çok fazla da olabilir, hiç de olmayabilir. Gladiator filminin açılış sahnesi, normalde filmin sonunda yer almaktaydı. Filmi bu sahneyle açmak kurgucunun fikriydi. Bence çok güzel yemiş birader. İlişki yüzeyselse kurgucu sadece bir operatöre de dönüşebilir. Kurgucunun birkaç asistanı olur, ses senkronu vs. gibi amele işlerini bu asistanlar yapar. Lineer kurgu döneminde gerekli bölümleri bulup çıkarmak da asistanların işiydi ancak günümüzde tamamen sayısal lineer olmayan kurgu sistemleri kullanıldığından asistan gerekliliği de bayağı bir azaldı.

Bunun dışında bir de ses bölümü var. Bunlar 3 alt bölüme ayrılabilir: sette kaydedilen seslerin temizlenmesinden ve düzenlenmesinden sorumlu ekip, foleyciler (foley artist) ve miksajcılar (Re-Recording Mixer). Foley, sette kayıt edilmeyen, sonradan eklenen sesleri kapsar. Kapı gıcırtısı, ayak sesleri, sokak sesleri, zırh şıngırtısı.. Aklınıza ne geliyorsa. Film yapımın en yaratıcı alanlarından biridir bana göre. Örneğin o çok sevdiğimiz ışın kılıcı sesi, bildiğiniz ağırlaştırılmış film projeksiyon makinesi uğultusudur. Ya da Yüzüklerin Efendisi’ndeki Nazgul sesleri inceltilmiş eşek anırmasıdır. Bu insanların işi, bu tarz sesleri acayip şekillerde üretip sizin farketmeyeceğiniz hale getirmek ve bu seslerin gerçek olduğuna sizi inandırmaktır.

Sonracığıma bu sesler, diyalog kayıtları (set kayıtları+ADR) ve müzik alınır. Filmin her şeyi ama her şeyi (özel efektler, kurgu, renk vs.) kesin ve net bitirildikten sonra, yani film kilitlendikten sonra, miksaj masasının başına oturulur ve kavga başlar. Hangi sahnede müzik ne kadar olacak, sesler ne kadar duyulacak.. Her bölümden sorumlu kişi, yönetmen ve yapımcılar oturur, saatlerce kavga eder. Sonunda da ortaya filmin son ses bandı çıkar. Bu aşamaya da Re-Recording denir. Bu aşamadan sonra filmde değişiklik yapmak pek çok insanı kızdırabilir zira masrafları arttırır. O nedenle çoğu filmde filmin son aşamasıdır.

Efendim yine yapıma göre Özel Efekt Süpervizörü ve o efektleri yapacak bir efekt evi (Effect House) gereklidir. The Orphanage, ILM, WETA gibi çok bilinen ünlü efekt evlerinin yanında irili ufaklı yüzlerce efekt evi mevcut. Evi seçtiğiniz zaman süpervizörü ve alt kadrosunu da seçmiş oluyorsunuz böylece.

Bundan sonra işin pazarlama kısmı giriyor. Orayı ben de bilmiyorum. Bir bilene sormak lazım.

Aşırı özetlenmiş ve isimlerin %60ı dışarıda bırakılmış şekilde bir yapımda görev dağılımı çok kabaca bu şekilde arkadaşlar. Sıkıcı ve fazla uzun bir yazı oldu, kusura bakmayın, ben de yazarken çok sıkıldım zaten.

Peki tüm bu profesyonel safsatayı bir kenara koyarsak, amatör sinemada durum nedir? Profesyonel kısa filmler yine yukarıdaki görev dağılımını birebir uyguluyor. Ancak amatör setlerde bu kadar fazla insan çalıştırmak mümkün değil. O nedenle pek çok görev tek bir kişide toplanıyor. Örneğin görüntüden sorumlu kişi hem kamera operatörü, hem görüntü yönetmeni, hem ışıkçı hem de grip (hasta değil yani ışıkları taşıyan, kuran ayarlayan vs.) kişi olabiliyor. Sanat Yönetmeni hem set tasarımı, hem makyaj hem de dekor yapabiliyor vs..

Ancak olay gelip şuraya bağlanıyor: amatör filmde her şey, sıfattan çok icraatta bitiyor. Önemli olan ortaya bir ürün koyabilmek ve bu uğurda herkesin elinden geleni yapması gerekiyor. “Ben görüntü yönetmeniyim koltuk taşımam” diyen adamı aynı hızda setten göndermek gerekir diye düşünüyorum. Auteur sinema ya Hollywood’da ya da Avrupa’da olur birader, kısa filmde her şey emeğe bakar, zira insana geri dönen tek şey başarının getirdiği tatmindir. O nedenle kısa filmlerde yönetmenlerin insanlara nasıl davrandığı da çok önemlidir, zira her ne kadar kamera arkasında herkesin ortak emeğinin ürünü olsa da, ödüllendirilen genelde sadece yönetmenlerdir. Profesyonel ortamda bu büyük bir sorun değil, zira herkes emeğinin karşılığını en azından para olarak alır, ancak kısa filmde böyle bir şey ne yazık ki yok. Herkesin orada sizin güzel hatrınız için bulunduğunu unutmamak gerekir.

Amatör ruhla ancak profesyonel bir şekilde çalışmak çok önemlidir. Herkes sorumluluğunu üstlendiği alanda mümkün olan en fazla bilgiyi edinmeli ve filmde doğru şekilde uygulamalıdır. Ancak ortaya ortak bir ürün koyduğunuzu ve kimsenin emeğinin kimseninkinden daha üstün olmadığını da unutmamak gerekir.

Blogun bu en uzun ve sıkıcı yazısının sonunu getirebildiyseniz gözlerinizden öperim arkadaşlar. Cümlemize geçmiş olsun. Hataları düzeltmek için yazıyı iki kez okudum ancak bir üçüncüyü okuyacak halim kalmadı. Muhtemelen bol eksikli de bir yazı olmuştur. Kusuruma bakmayın lütfen. İlk kez bir yazıyı bir oturuşta bitiremedim. 3 gün sürdü.. Bana da geçmiş olsun o nedenle.

Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 1
Film Yapımında Görev Dağılımı – Bölüm 2

Yararlı kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Film_crew

http://kameraarkasi.org/sinema/meslekler.html

http://www.kameraarkasi.org/sinema/filmler/jenerik/jeneriksiralama.html

Bunu okuyan bunları da okudu (diye umuyoruz)

2 Yorum »

  • Ahmet diyor ki:

    Güzel güzel yazıyorsun, bir çırpıda okuyoruz. Önemli kaynaklar kazandırıyorsun dilimize, eski başlayanlara yönelik yazılarını da iştahla beklemekteyim. Ellerine sağlık.

  • Düd (author) diyor ki:

    Eski başlayanlar kendileri öğrensin :)

Yorum Yapın!

Yorum yapın, ya da trackback bırakın. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Kibar olun, güzel yazın vs..

Şu tagları kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu blogda Gravatar kullanabilirsiniz. Gravatar'a üye olun.

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
/* */