Blog bölümündeki yazılar
En Son Durum (2.10): Sonuç ortada sanırım. Yine de nostalji olması açısından yazıyı taşıdım.
Son durum (18.09): Şimdilik buradan devam ediyoruz efendim.
Blogger’ın botları Eylem Planı’nı spam bir blog olarak belirlemişler. Bir botun bile bu blogu nasıl …
1000 kişi.. Sizin için küçük, ancak benim için büyük bir sayı bin. Tabii 2 gün önce ulaştık bu sayıya ama neden bugün yazıyorsun derseniz, o 1050′nin yaklaşık 50 tanesi bendim zaten. Artık ayarladım, ben girince …
Önemli not: Bu yazıyı 04.07.2009 tarihinde yazmıştım (olayın yaşandığı hafta). Aynı gün içerisinde de kaldırmıştım. Hatırladığım kadar sert bir yazı değilmiş, yayımlanmış olsun bu da.
Türkiye’nin birkaç on yıl içerisinde şeriat ile yönetileceğini düşünüyorum. En azından, …
Türk Sineması Üzerine Düşünceler yazımda şöyle demişim:
“İnatla dram üretiyoruz. Komedi filmlerimizde bile dram var. Sınav gibi bir gençlik komedisi bile cenazeyle bitiyor, Issız Adam’ın ikinci yarısında gereksiz dram sahneleri bizi sıkıyor.”
Bunun sebebi basit; Dram satar. …
Birkaç ay geç farketmişim ancak şu an yaşadığım duyguları size aktarmam çok zor.
Stark Trek ile bayağı bir gözüme giren Abrams, öte-mega-giga hastası olduğum Dark Tower (Kara Kule) serisinin film haklarını (Landelof ile beraber) almış. Yüzüklerin …
Yalnızlık zanaatının beni zorladığı gecelerde bana yoldaşlık eden, her dinleyişimde bana ayrı bir tecrübe yaşatan birkaç gruptan bahsedelim bu gece.
Can yoldaşlarım ile başlayalım; Mono.
Mono benim için çok derin anlamlar ifade eden bir grup. Neden derseniz bir …
Ak Lınyo Lubir adlı yeni bir blog can buldu bu hafta. Çeşitli dillerde aynı anlamlara gelen atasözü, deyim ve söz öbeklerini bulup paylaştığımız bir blog burası. Keyifle ve merakla üzerinde çalışmaya başladık. Eğlenceli olacağa benziyor. …
Bir elmanın iki yarısı gibi değil de elmayla armutun birer yarısı gibi..
Üzücü..
Eylem Planı’nı başlatırken sizlerden gizlediğim bazı amaçlarım vardı. Okuduğum lisans programını bitirebildiğim takdirde sinema üzerine Bilgi Üniversitesi’nde Yüksek yapma planlarım vardı. Çektiğim herhangi bir kısa film veya diğer başka şeylerden bulunmadığı için yazmaya karar verdim. …
Ara sıra film izleme geceleri düzenlediğimiz bir arkadaşla Rear Window izledikten sonra, nereden ve nasıl başladığını hatırlamasam da, bir hayat çözümü olayına girdik.. Bilinç, ruh, hafıza vs. derken konu Determinizm’e geldi ve uzun süre orada …
Bu yazı bir süredir aklımdaydı ancak unutmuşum arada, biraz geç kaldım sayılır ama daha bitmedi tercih süresi. Yine diyeceklerimi diyeyim ben, bu sene olmazsa seneye okur gençler.
Şimdi 6 yıldır üniversitede olan ve 7. yılında mezun …
Öncelikle önceki bölümlerde yaşananları bilmeyenleri şuraya alalım. Ve işte son bir ayda olanlar:
Öncelikle haber anneme ulaşıyor. Annem doğal olarak inanılmaz sinirleniyor, benden de fazla. Hemen bir dilekçe hazırlayıp Kıbrıs Türkiye Büyükelçiliğine ve Türkiye Bulgaristan Büyükelçiliğine …
Aslında yazılacak çok fazla bir şey yok, zaten geçen haftadan beri her yerde onun adı var. Ben sadece benimle ilgili kısmını yazacağım aklıma geldiğince.
Haberi ilk aldığımda çok da umrumda olmadı açıkcası, yaklaşık 11 yıldır hiç …
Ciddi anlamda yorumlamakta ve anlamlandırmakta zorlanıyorum. Nasıl bir format olacak, neler yapılacak, amaç nedir, bu insanlar nasıl insanlar gibi şeyler geçiyor kafamdan, hakikaten inanılır gibi değil.
“Televizyonda dinler yarışacak!
En sonunda bu da oldu. Bir televizyon kanalı …
Haziran 4′te belli olmuştu her şey ama, ne olur ne olmaz, bir sorun çıkarsa diye vizem çıkana kadar siz dostlarla paylaşmayayım demiştim. Film Fabrikası‘ndaki dostlar biliyordu tabii (oradan duyup katılmıştım zaten). İyi ki de yazmamışım …














