Son Durumlar yazı dizimizin ikinci yazısına hoşgeldiniz. Ara sıra sizleri kendi hayatımla ilgili gelişmelerden haberdar etmek her ne kadar gereksiz olsa da yapıyorum işte.. Aslında bunu sadece blog uzun süre yenilenmeyeceği zaman yapıyorum ama hiç …
Serhat Eser Erdem ile tanışıklığımız birkaç yıl öncesine dayanıyor (hatta üşenmedim araştırdım 2008 şubat ayında ilk kez hoşsohbet eylemişiz). Eser sanırım Türkiye’de çekinmeden eleştirebildiğim tek insan çünkü hiçbir eleştirimden alınmayacağını ve hepsini ciddiye alacağını bildiğim …
Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok düşündüm. Bir kere çok ters tepkiler alacağım kesin. Seveni bol olan, Türkiye’de dizi furyasını başlatan, uzun yıllar televizyon dünyasını değiştirecekmiş izlenimi yaratan bir diziden ve ona edilecek sayfalar uzunluğundaki …
İster sinefil olun, isterseniz sadece arada bir film izleyen bir insan, sinema belli başlı kurallarını zihninize yerleştirir. Bunlar öyle basit şeylerdir ki bunları öğrendiğinizin farkına dahi varmazsınız. Ancak öyle bir an gelir ki, ister seyirci …
Bekledik, bekledik, bekledik. Sonunda geldi. Daha önce birkaç kez büyük merakla beklediğim filmlerle ilgili aşırı beklentilere kapılıp sonunda hüsran yaşadım. O nedenle bu kez kendimi dizginlemeye çalıştım. İlk fragmanı gördükten sonra film hakkında ne tek …
Kısa bir duyurunun ardından yazımıza geçeceğiz: Blogun artık bir Facebook grubu mevcut, yazıları oradan da takip edebilirsiniz. Hizmette sınır tanımamaya, İETT gibi büyümeye devam ediyoruz!
2010′un ilk gününde, bu yıl vizyona girecek filmlerden beni -öyle ya …
Bir şeyler ters gitti, bir şeyler oldu, henüz ne olduğunu çözemedik ancak gelişimi an be an seyrettiğimden hemen blogun bir yedeğini almıştım (almasam da 15 milyon yedeği mevcut zaten, daha bir sevindim şu anda tutuyor …
Bazen anlatması sayfalar veya dakikalar sürecek bir şey, tek bir kare ile anlatılabilir (bu konu üzerine blog bile açtım bak aklıma geldi şimdi). Böyle bir kareyi paylaşıyorum.
Tolga Çeltikçi’yi bir kez daha ve bu sefer büyük bir keyifle (aha eskisine laf ettik) bloga konuk ediyorum. Kendisi yola tam gaz devam ediyor. Sanırım Türkiye’de yıkılmadık tabu bırakmamaya kararlı. Daha önce Evsiz Bebek adlı …
Çok tartışmalı bir konu ile yeniden aranızdayım a dostlar. Hoş gerçi neredeyse her zaman olduğu gibi konuyu tek tartışan benim.. Olsun, alıştım artık. Evet, bugünki konumuz, Türkiye’de neredeyse herkesin ciddiye almadığını söylediği, ama her daim …
Woody Allen ile yıldızım hiçbir zaman barışmadı. İzlediğim filmlerinden her zaman fazlasıyla keyif aldım, o kadar. Özellikle her daim nevrotik ve her filmde az çok aynı olan karakteri beni her zaman filmlerinden soğutmuştur (ki benim …
Bu yazının giriş kısmını uzun zaman önce, Belgesel İzleme Sanatı‘nı yazdığım sırada yazmıştım. O yazıyı şöyle bitirmiştim:
Efendim bir de bu sınıfların dışında kalan kişisel veya konu tabanlı diyebileceğimiz belgeseller var. … o belgesellerden de bahsetmeyi …
Yazının adı çok boktan biliyorum ama 10 dk. ad aradım bulamadım. Kusura bakmayın.
Asri Zamanlar yazısında zaman içerisinde değişen kurgu, kurgu temposu ve teorik anlayışlardan bahsetmiştim. Bugün 2009 yapımı Exam adlı tek odada geçen bir filmi …
Vavien’i ilk olarak vizyonda olduğu dönemde sinemada izlemiştim. Taylan Biraderler‘in hayranı ya da takipçisi olmasam da nedense her filmlerini sinemada izlemişim, şimdi farkettim. Neyse, sinemada izleyip büyülendikten sonra, DVDsini de çıktığı hafta alıp ilk hayal …
Bu blogu yeni açtığım dönemlerde benim için dünya artık dünya değil blogosferdi. Her şeyi blog olarak veya bloga yazılabilir şeyler olarak görüyordum. Eylem Planı’nı özel bir işlev için kurduğumdan, aklıma gelen her konu için ayrı …
Blogu daha kişisel bir boyuta çekme yazıları no.1′e hoşgeldiniz. Eylem Planı 3. kez “ağırlıklı olarak sinemayla ilgili yazılar içeren kişisel blogum” sıfatından “arada bir sinemayla ilgili de yazdığım kişisel blogum” sıfatına geçmiştir. Takipçilere duyrulur, artık …














