Bilgi Paylaşımı

Bildiğim kadarının anlatabildiğim kadarı bu bölümde. Genel ve Sinema 101 olarak ikiye ayrılmış durumda.

Blog

Konu dışında kalan, normal blog yazıları, güncellemeler, duyurular vs. vs..

Film Yorumları

İzlediğim filmlerle ilgili saçma sapan yorumlar. Bence çok ciddiye almasanız da olur.

Sinema 101

Adı üzerinde Sinema 101. Bilinmesi gerektiğini düşündüğüm en temel konular hakkında bildiğim kadarı.

Ve Diğerleri

Hikâyeler, olaylar vs.ler

Ana Sayfa » Blog

Son Durumlar II

Yazan , Monday, 23 August 20101 Yorum

Son Durumlar yazı dizimizin ikinci yazısına hoşgeldiniz. Ara sıra sizleri kendi hayatımla ilgili gelişmelerden haberdar etmek her ne kadar gereksiz olsa da yapıyorum işte.. Aslında bunu sadece blog uzun süre yenilenmeyeceği zaman yapıyorum ama hiç çaktırmıyorum (zaten ikinci kez yapıyorum, kime neyi çaktırmıyorsam, ilkini de uzun aradan sonra yazmıştım gerçi, böyle tutarsızlık olmaz, neyse).

Bir süre yazamayacak olma sebebim bir çekim için Kıbrıs’a gidiyor oluşum. Bu sene ülkemi ziyaret etmiş olsam da “gelirsen para veririz olum” deyince hemen tekrar gitme kararı aldım. Bu, para için ruhunu satmak tanımına denk geliyor, evet. Ama helikopter çekimleri vs. olacağına dair dedikodular dönmekte, heyecan dorukta, hem para al, hem helikopterden çekim yap, daha ne yani (inatla dostlarla takılacağız kısmını yazmıyorum ki okuyan dostlar sevinemesin, parayı onlar veriyor ama olsun)? Dönüşte ise Ayvalık’a giderek biraz tatil yapma ve bir proje için mekân bakma planım var, dolayısıyla Eylül blog için sakin bir ay olacak, o kesin.

Efenim bir diğer haberimiz, hâlen en sevdiğim Türk kısalarındanbiri olan Gerçekten Fazlası Değil‘in yönetmeni ve Karşı Hayat‘ın ortak yönetmeni Bilal Bay ile dünyalar tatlısı süper insan Süheyp(us) Tosun(us)‘un birlikte hazırladıkları Cennetten de Garip Yer adlı proje. Adına aldanmayın, kendisi bir eğitim sitesi, şimdilik Sadece Adobe Premiere ve Adobe Encore dersleri var ama bunlar öyle sıradan ve sıkıcı dersler değil, son derece geyik ama bir o kadar da yararlı eğitimler (ben sırf bir espri var aç bak dediler diye açtım, 3 tane kısayol öğrendim 2 dk içinde), özellikle Premiere derslerinde kullanmak için hazırladıkları filmi izlemek şart. Yakında Bilal’le birlikte benzer şekilde Adobe After Effects dersleri hazırlama planımız var, aksamazsa onu da duyururuz ama nefesinizi tutmayın, hemen olacak bir şey değil. Ayrıca filmdeki yönetmen tiplemesini bir karaktere dönüştürme projemiz de var, zira kendisi muhteşem bir tip. KAYIIIITTT!!!

Evet, son olarak da bir spordan bahsedelim, ilginçlik olsun. Kısa bir süre önce (2 hafta) bir arkadaş “sahilde frizbi oynanacak isterseniz gelin” deyince “eneee sahil” demek yerine “eneeee frizbii” deyince arkadaş frizbiye (doğrusu uçan disk) meraklı olduğumu anladı.  Geçtiğimiz haftalarda kendi aramızda oynadık, teknik öğrendik, frizbi attık ve sonra da maç yaptık. Evet, bilmeyenler için frizbinin maçları var ve bana inanın ömrünüzde oynayabileceğiniz en keyifli sporlar arasında en tepelere oynar. Hakemsiz, kadın erkek karışık takımlarla oynanabilen, turnuva sonunda Oyunun Ruhu” ödülü alabildiğiniz (en dürüst ve sportmen takıma verilen ödül, ödülün kime verileceğini ise her maç sonunda karşı takımın sportmenliğini puanladığınız anketlerden belirliyorlar) muhteşem bir spor. Son derece çekişmeli ama bir o kadar da dürüstlüğe ve sportmenliğe önem veren bu spor bildiğim kadarıyla hakemsiz oynanan ender sporlardan (tek diyecektim ama kesin çıkar bir şeyler şimdi).

Merak edenleriniz herhangi bir video sitesine Ultimate Frisbee yazarsa bolca maç görüntüsü görebilir (artık sadece Ultimate olarak geçiyor zira Frisbee marka adı, onun yerine Uçan Disk (flying disc) kullanılıyor). Tabii Ultimate sadece bir oyun, uçan diskle oynanabilen 20den fazla oyun var. Sizin de ilginiz varsa, İstanbul’daysanız haftalık buluşmalara katılabilirsiniz, İstanbul dışındaysanız da oyunları şehre taşıyabilmeniz için Türk Kası ile iletişime geçmeniz yeterli (Facebook grubu, internet sitesi).

Gezmelerim bitince ben de tam gaz oynamaya devam edeceğim. Sizleri de bekleriz.

Evet efenim, şimdilik böyle. En yakın zamanda yeni yazılarda görüşmek üzere diyeyim, bir anda ciddiyete bürünelim.

Bu yazıyı dün ve bu sabah yazdım ama inatla göndermedim, devamlı kafamda “ya bi’ haberi vermeyi unuttun, neydi o haber hatırlasana olum!” deyip duruyordum. Aklımda geldi:

Mezun oldum. Artık resmi olarak bir Jeoloji Mühendisi’yim. Yapmayı düşünmediğim bu meslek diplomasının tüm insanlığa hayırlı olmasını umar, herkese geriye kalan hayatlarında başarılar dilerim.

Evet, şimdi oldu bu yazı sanırım.

Popülerlik: 8% [?]

Bunlar da ilginizi çekebilir

1 Yorum »

  • Uğur diyor ki:

    Eylemcim referandumla ilgi yazıyı yapıştırıp yorumu kapatıp gitmişsin.Buraya yazmak zorunda kaldığım için üzgünüm.Çok seslilik iyidir.Tek sesin hata yapma olasılığı çok yüksektir.iyi gibi gözükse de anayasa mahkemesinde de,askeriyede de farklı ses olmazsa kararlar tek tip çıkar.Bırak ağzı olan konuşsun.Su çağlasa da sonunda mecrasını bulur.vesselam..

Yorum Yapın!

Yorum yapın, ya da trackback bırakın. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Kibar olun, güzel yazın vs..

Şu tagları kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu blogda Gravatar kullanabilirsiniz. Gravatar'a üye olun.

 
/* */