Haberler ve (yeniden) yenilikler
19 Ekim’de döneceğim demiştim ancak Türksat’ın muhteşem çabaları ve becerileri sonucunda iki gündür internetten uzak bir hayat sürmek zorunda kaldım. Garip bir tecrübeydi. Önümde bilgisayar olmadığı zaman internetin olmaması sorun değil ancak bilgisayar karşınızda açık dururken netin olmaması çok farklı bir tecrübeymiş. Üstelik de para getirecek iş beklerken (evden çalışınca her şeyi netten alıp gönderiyorsunuz) ve kontörünüz de yokken çok ilginç şeyler olabiliyor. Neyse, net sonunda geldi (ki yine gidebilir, hadi bakalım), buralardayım. Ayrı kaldığımız bu süre boyunca bolca yazı fikri oluşturdum ve evet hiçbirini yazmadım. Karşımda blogun kendi editörü olmadığı sürece bloga yazma şevkim olmadığını farkettim. Kötü bir şey tabii. Neyse. Önce yenilikler.
Bir adet neredeyse hiçbir önem teşkil etmeyen, bir adet de bayağı önemli gelişme var. Önemsiz olan: Yukarıdaki iki uzantının yanına 3.sü eklendi. İzlediklerim. Aslında yeni filmler izledikçe o sayfayı güncelleyecektim ancak bu işi yapmak için kullandığım iki site var zaten, neden bir de buraya yazayım, çok istiyorsanız gidin oraya bakın diyebilmek için bu bölümü açtım. Çok uzun zamandır hakkında bir şeyler yazmaya değer filmlerle ilgili de yorumlar paylaşmayı düşünüyordum (hatta iki film için yazdım bile ancak yayımlamadım. Pek iyi yazılar değiller) ancak henüz öyle güzel incelemeler yazamadım. Yazarsam yayımlayacağım.
Film incelemeleri demişken! Her yazının başlığının altında “Yazan Düd” diye bir yazı dikkatinizi çekmiş miydi bilmiyorum, inanılmaz küçük bir yazı. Ancak orada olmasının bir sebebi var; ileride siteye başka yazarlar da almayı düşünüyordum. Ancak kimseye de gidip “abi sitede yazar mısın?” diyemiyordum çünkü site benim kişisel sitem havasında ancak benim ille de böyle olacak gibi bir hedefim yoktu. Sadece tek içerik sağlayıcı bendim. Bu sefer teklif arkadaştan geldi ve 3 saniye bile düşünmeden kabul ettim. Ali Ünal (isim babamız olan evet) bundan sonra haftada 1 kez siteye film eleştirisi/yorumu yazma sözü verdi (o bir tane olsun dedi, yoksa ben fazlasına da açığım). Buraya yazıyorum ki sözünde durmak zorunda kalsın ve hatta sadece film yorumları değil sinema üstüne yazılarını, o güzeller güzeli hikâyelerini ve anarşik yazılarını da bizlerle paylaşsın. Siftahı yaptık, arkası da gelecek umarım. Buradan bu blogu takip eden diğer arkadaşlara da sesleniyorum. Yazılarınızı Eylem Planı’nda yayımlamak isterseniz benim kapım açık.
Yeni yazılar da yolda arkadaşlar. Bir Bilen Diyor ki adlı yeni bir bölüm/seri başlatma kararı aldım (hehe). Okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerleri aktaracağım bu bölümde. Nasıl bir fikir? Mantıklı mı gereksiz mi? Özellikle Hitchcock/Truffaut kitabına özel bir bölüm açacağım sanırım çünkü inanılmaz önemli bir kitap. İngilizce’si yeterli olmayan arkadaşların da okuması şart. Gerçekten çok değerli. Onun dışındaki kitaplar da olacak tabii dediğim gibi.
Sinema 101 tam gaz devam edecek. Bir yandan 101 devam ederken 102 için de konular geliyor aklıma. Aynı konuların daha ileri seviyeleri olacak ancak o kısımda ben de yetersiz kalıyorum. Ayrıca ne kadar işe yaradıkları da tartışmalı oluyor ancak dediğim gibi, Sinema 101 tam gaz devam edecek. Olmadı Yapım ÖSS‘sine gireriz ufak ufak.
Hatıralar bölümüne çok bomba bir yazı gelecek bu hafta, evet, hatıralar görselleşiyor arkadaşlar. İlk yazının adını da yazayım heyecan yapın: “Hatıralar 4: Annemin yerinde olsam kendimi evlatlık verirdim”, bu hafta içerisinde blogda yerini alacak.
Öyle böyle. Durmak Yok Yola Devam diyerekten siyasi göndermemi de yaparım.
Popülerlik: 12% [?]

Hay Allah. Adama bak. O zaman ben üzerime rahat bir şeyler alıp geleyim.
Bak serseriye.
Ben sana “Bir Bilen Diyor ki” diye bölüm açacağım dediğimde “ooo ben yazarım o zaman” diye atlayan sen değil miydin kardeşim :). Yaz o zaman hehe.
Böyle de rezil ederim adamı.
Sen bölümü aç yine de, Hitchcock/Truffaut kitabının Türkçesi olmadığından emin misin? Benim bildiğim bi tane var da o yüzden.
http://www.idefix.com/kitap/hitchcock-francois-truffaut/tanim.asp?sid=FQ86CRMWMH3KCJH6ZTC8
Kitaplarda altını çizdiğin yerleri paylaşmak hoş bir fikir. Ama sen biraz tembel bi insan olduğundan, bununla uğraşıp Sinema 101′i filan ertelersin diye düşünüyorum. Öyle yapmayacaksan tamam, yazabilirsin :D
Yaa yaa, acı gerçeği ben de sonradan öğrendim. Var ancak baskısı yapılmıyor ve kütüphaneler ve o dönem alanlar dışında bulunamadığına dair dedikodular duydum (sanarist öyle dedi).
Ben yine de yazacağım tabii, başta bakmamıştım bile çevrisi olup olmadığına, yazacaktım, sonra nereden kapıldıysam o fikre yok sandım :).
Hepsi yazılacak umarım bir ara, bu aralar “jetlag” etkisinden çıkamıyorum jetlag yaşamamış olmama rağmen.. Ondan bir kurtulursam..
Yorum Yapın!
»
Bilgi Paylaşımları PDF ve Özeleştiri
Paylaşıma Ara‘da yem atmıştım ama yutan olmadı, ben de kendim yapayım n’apalım dedim. Bilgi Paylaşımı bölümünde yer alan bugüne kadar yazdığım neredeyse tüm yazıları tek bir PDF dosyası halinde derledim ve bugün sizlerle paylaşacağım, ne …
Eylem Planı’na Hoşgeldiniz!

Burası benim evimmiş meğersem diyenlerin mekânı, Heri'nin Seli'yle tanıştığı, Titanic'in battığı, Deliliğin Dağı Eylem Planı'na hoşgeldiniz.Son Yorumlar
Arşiv
Sevdiklerim
Posta Servisi
Son yazılar
Bölümler
En Ünlü Yazılar
Geçidi Resim
Haftalık
Etiket Bulutu