Bilgi Paylaşımı

Bildiğim kadarının anlatabildiğim kadarı bu bölümde. Genel ve Sinema 101 olarak ikiye ayrılmış durumda.

Blog

Konu dışında kalan, normal blog yazıları, güncellemeler, duyurular vs. vs..

Film Yorumları

İzlediğim filmlerle ilgili saçma sapan yorumlar. Bence çok ciddiye almasanız da olur.

Sinema 101

Adı üzerinde Sinema 101. Bilinmesi gerektiğini düşündüğüm en temel konular hakkında bildiğim kadarı.

Ve Diğerleri

Hikâyeler, olaylar vs.ler

Ana Sayfa » Bilgi Paylaşımı, Genel, Görsel Sanatlar

Yapım (ÖSS)'si Giriş:

Yazan , Sunday, 28 June 20091 Yorum

Söz verilen yazı dizimize başlayalım bakalım. Çok az veya en kötü ihtimalle düşük maliyetlere film kalitesi arttırmanın yolları konulu yazı dizimizin bu ilk bölümünde, film aşamalarından başlamayacağız. Aslında ilk niyetim oydu ancak başlamadan önce kısa bir giriş yazayım dedim, başlı başlına bir yazıya dönüştü. Çok uzun olacak bu yazı serisi çok :(. O nedenle gecikmelerden dolayı kusuruma bakmazsanız çok sevinirim. Kolay bir şey değil böyle bir yazı yazmak. Zira bir yandan yaz okulunda derslere giriyor, bir yandan da Ağustos başına inanılmaz alakâsız bir bölüm için bitirme tezimi hazırlamaya çalışıyorum (Jeoloji Mühendisi olacak abisi). Tabii bölüm yerine yıllardır nelerle uğraştığımı görebiliyorsunuz, o nedenle 7 senede anca bitirebileceğim. Ondan sonra Müyendis bey yapacağım blogun adını.

Giriş bölümünde yapımın tüm aşamalarından önce gelen genel bazı şeylerden bahsedeceğim. Hiçbir işe atılmadan önce gelen olmazsa olmazlarımız (olması gereken şeyler).

Amatör ve hobi amaçlı çekimlerde en önemli şey çevrenizdir. Bulması ve elde etmesi en zor şey de budur zaten. Sizi seven, en olmadı size inanan insanlar. Çünkü her şeyi tek başınıza yapmanız mümkün değil. En sonunda bir yerde fire vereceksiniz. Hele de senaryonuz tek mekânda ve az oyuncuyla geçmiyorsa işler gittikçe karışacaktır. İşten az çok anlayan, anlamasa bile size güvenip sözünüzi dinleyecek kişileri tanımak, hiçbir şeyde olmazsa ekipman ve mekân bulunması sırasında yardımcı olur. Ama sette edebilecekleri yardım çok daha önemlidir. Tabii ki bunlar karşılıksız şeyler değildir. Yeri geldi mi ihtiyaçta bir arkadaşınızın yardımına koşmak da sizin görevinizdir. Çekeceğiniz filmin çekilmesini sağlayan onlardır, o nedenle o insanlara hakettikleri saygıyı göstermeyi unutmayın. Profesyonel olmadığımızı varsayarak, o insanların sadece size yardım etmek için orada olduklarını unutmayın. Onları sevin :).

Profesyonel herhangi bir sette bulunmadım. Birden fazla film çekmiş bazı insanların birkaç setinde birden de bulundum ve üzülerek gördüm ki her filmlerinde ekip de değişiyorlardı. Bunun açıklaması çok basit, insanların emeğine saygı göstermiyorsunuz demektir. Onlar da bunun bilincindedir ki bir sonraki filmlerinde tamamen farklı insanlarla çalışırlar. Para vermediğiniz hiçbir insana emir veremezsiniz, para verdiğiniz zaman bile rica etmek çok daha fazla verimle size geri dönecektir. O nedenle insana  saygı, doğası gereği her daim gergin olan set ortamında çok önemlidir.

Tabii bu işe yeni yeni giriyorsanız nasıl çevre edineceksiniz? Okullu iseniz zaten oradan ufak ufak çevre edinmeye başlıyorsunuz, çevreden başka fazla işe yaramadıkları da ortada zaten, onun dışında ise tabii ki en kolay yol bu işlere özel açılmış forumlar veya iş ilanı siteleri, mail grupları vs.ler. İnternet üzerinde pek çok böyle ortam mevcut. Görsel sanatlara yeni ilgi duymaya başlayanlar için Film Fabrikası forumları iyi bir başlangıç noktası olabilir, ama dediğim gibi daha onlarca site, mail grubu ve oluşum var, gözleriniz açık olmalı ve devamlı aramalısınız.

Çok önemli bir diğer konu ise bilgi birikimi ve tecrübedir.  Tecrübeden önce bilgi birikimi sağlamak, sonra o birikim ile tecrübe kazanmak em doğru yol. Bilmeden çektiğiniz her güzel kare, rastlantıdan öte bir şey değildir. O nedenle gereken her konuda kendinizi donatabilmeniz çok önemli. Bilgi birikimi, diğer bir deyişle bir şeyin nasıl elde edilebileceğini bilmek, beklenmedik problemleri de çözebilmenin en hızlı ve iyi yoludur. Sette her zaman problemler çıkacaktır, bir şey istediğiniz gibi görünmeyecektir/olmayacaktır. Bilgisiz bir ekip hemen saçma bir çözüm üretip, sonuçta çok büyük olasılıkla felaketle sonuçlanacak bir şeyler çıkaracaktır ortaya. Çok ender olarak beklenenden iyi sonuçar doğabilir, ancak işi rastlantıya bırakmak, üstelik de bu kadar çok emek ve zamanın harcandığı bir alanda, mantıklı bir hareket değil bana göre.

Seyirciyi filme çeken en önemli şey atmosferdir. İyi bir atmosfer yaratıldığı takdirde konu ortada olmasa dahi seyirci filme kilitli kalacaktır. İyi bir atmosfer ise bir filmde elde edilmesi en zor şeydir. Kullandığı her şeyi, yani sesi, metni, oyuncuyu ve en önemlisi de görüntüyü bilmeyen birinin atmosfer yaratması çok zordur. Bu konuların çoğuna serinin çeşitli yerlerinde de değineceğimden burada ayrıntılara girmiyorum. Ama bilginin önemini tekrar vurgulamak istiyorum. “Teorik bilgiyi boşver, çekerek öğreniriz” önermesi çok yanlış bir önermedir, bilgisizlikten dolayı söylenir. Elbette çekerek öğrenilecek çok şey vardır, ama önce bunun altının doldurulması gerekir.

Güzel bir söz vardır; “Yeteri kadar ön hazırlık diye bir şey yoktur“. Evet, yapım öncesi, asla bitmez. Siz bir şekilde “tamam, artık bu kadarı yeterlidir” diyene kadar sürer. Yapım öncesi bir filmin oluştuğu, gerçekten çekildiği yerdir. Gerisi sadece onu peliküle düşürmek ve seyirciye sunulacak hale getirmekten ibarettir. Birinci bölüm tamamen bu konuyu anlatacağından uzatmıyoruz bu konuyu da.

Son olarak da bilinçten bahsedelim biraz. Ne istediğini bilmeyen bir insan, ortaya iyi bir şey koyamaz. Sadece çekmek için çekilmiş bir eser bunu belli eder. Bir yerleri sarkar, iyi olmaz. Bana arkadaşlarımın en çok sordukları konu neden film çekmediğimdir. Bunun birkaç sebebi var ve evet biliyorum, bir şeyi yapmamak için her zaman onlarca mazaret vardır. Ancak bir şeyi yapmak için de tek bir etken yeter. Ben şahsım adına henüz beni deşecek şeyi bulabilmiş değilim, bir şeyi anlatmadıktan sonra da film çekmek gibi bir amacım yok. Bir şey anlatmak derken ille özgün bir metinden bahsetmiyorum. İnsan teknik anlamda da bir şeyler anlatabilir. Ancak yeterince olgunlaşmamış her fikir, yukarıda da dediğim gibi bir yerden fire verecektir. 

Yani demem odur ki fikirleriniz yeterince olgunlaşmadan bir acele ile projelere atılmak, özellikle de iyi fikirleri hemen harcamak hiç doğru bir şey değil. Sabır en önemli erdemlerden biridir ve gerek proje geliştirme aşamasında gerekse de yapım öncesinde sabır çok önemlidir. Diğer aşamalarda da tabii ki önemlidir ancak bu iki aşamada olayı aceleye getirmemek çok daha iyi sonuçlar getirecektir.

Evet, mutlaka bir şeyler eksik kalmıştır, ama devamlı yazıyı düzenleyip ekleme yapmak istemiyorum. O nedenle eksik konuları da diğerlerinin arasına yediririz artık. Ya da kitaplaştıracağım zaman düzenlerim yeniden :). Pek işe yarayan bir yazı değil biliyorum ama söz, esas seri başladığında bol bol önemli şey anlatacağım ve tabii ki o yazılar asla bu kadar kısa olmayacak :).

Bu arada yeni bir klavye aldım. Yazım keyfi inanılmaz güzel, çok ince ve sesi de çok tatlı, yazdıkça yazasım geliyor. O nedenle böyle saçma bir cümleyi de ekledim araya. Ama hakikaten çok keyifli, bir de yanında gelen fare de iyi olsaydı, felaket bir şey kendisi, oysa benim amacım fare değişmekti, klavye değil..

Popülerlik: 2% [?]

Bunlar da ilginizi çekebilir

1 Yorum »

  • Ercan Eyigün diyor ki:

    Profesyonel setlerin de farkı yok. Mutlu değilsen sette, paranın önemi yok, set yorucu ve stresli de olsa diğer taraftan insanlar birbirini sevmeli, hadi en kötü ihtimalle birbirine katlanabilmeli diyelim..

    Amatör bir sette, görev adamı dediğimiz bir ya da birden fazla adam şart.Boş beleş seyirci arkadaşlara hiç yer olmamalı..
    Sete yardım adıyla kimse gelmesin abi. Bir liste oluşturur altına isimleri yazarsın.Eğer bir işin sorumluluğunu yüklemessen, o iş kesin patlar.Kısa filmde özellikle Boom ve ses dinleme konusunda bu hataya düşülüyor..

    Diğer taraftan film çekme konusunda seninle aynı durumdaydım/durumdayım 4 yıldır.. Ama bu arada kamera ve görüntüye sardım.. Ve anladım ki asla yönetmen olmayacağım.. Bunu setlerde farkettim.. :) Bir gün belki keyfi olarak kısa film çekmek dışında rejiye bulaşacağımı düşünmüyorum.
    Kamera iyidir, candır.. :)

Yorum Yapın!

Yorum yapın, ya da trackback bırakın. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Kibar olun, güzel yazın vs..

Şu tagları kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu blogda Gravatar kullanabilirsiniz. Gravatar'a üye olun.

 
/* */