<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Gerçekten Fazlası Değil</title>
	<atom:link href="http://www.eylemplani.com/2009/05/gercekten-fazlasi-degil-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.eylemplani.com/2009/05/gercekten-fazlasi-degil-2/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 14:26:58 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>By: Ali</title>
		<link>http://www.eylemplani.com/2009/05/gercekten-fazlasi-degil-2/#comment-5</link>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 21:21:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.eylemplani.com/beta/?p=294#comment-5</guid>
		<description>Filmi daha önce götümle izlemiş olduğumu görüyorum. Şimdi gözümle izlediğim hâlini anlatayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Dude&#039;un mastürbasyon teorisine katılıyorum ama bunun bir boşalmayla sonlanmadığını söyleme ihtiyacı duyuyorum. Bunun nedeni de, Bilâl karakterinin mastürbasyondan ziyade cinsel ilişki ihtiyacında olabileceğini destekleyen birkaç plan. Bilâl karakteri, evet, ikinci ve üçüncü şahıslarla dalgasını geçiyor ama sobaya yaş damlama sahnesinde ve kahvedeki pişpirik adamı planında, daha önceki sahnelerde bize dalga geçme aracı olarak verdiği karartma/kesme işlevlerini kullanmıyor. Dolayısıyla bu planlar, Bilâl karakterinin, yalnız kaldığında, kendinin yüceliğini doğrulamak ve onaylamak için ikinci şahıslara daima ihtiyacı olduğu gerçeğinin altını çiziyor. Yani mastürbasyondan haz alıyor ama onun aradığı şey bir cinsel ilişki. Metaforun bu yanından biraz kaçıp başka bir düzeleme inersek, Cem Yılmaz&#039;ın bir zamanlar pek iyi ifade ettiği gibi, &quot;Ferrari&#039;ye sahip olduğunu bilen başka bir kişi yoksa bir Ferrari&#039;ye sahip olmanın bir anlamı yoktur.&quot; Dolayısıyla Bilâl&#039;in, kendine göre üstünlüğü ve yüceliğini tamamlayan şey, onun yüceliğini doğrulayıcı &quot;aşağılık&quot; karakterler oluyor. Bilâl onlara bağlı, hayatı onlara bağlı. Yalnız kaldığında da onlarla. Kendi yüceliğini tanımlarken, onların ezikliğinden feyzalıyor. Bu da onu mastürbatif bir yücelmeye değil, kommensalist bir ilişkinin öznesi yapıyor (Kommensalist ilişki, taraflardan biri yarar sağlarken diğeri ne yarar ne de zarar görür).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilâl karakterinin, bu çerçevede boşalıp boşalmadığını anlamak için, karşısında, en az onun kadar &quot;yüce&quot; bir karakterin konuşmasını da görmek isterdim. Düşündük mü acaba, Bilâl&#039;le konuşanların hepsi neden Bilâl&#039;in yüceliğinin altını çizenler? Neden kadrajda ezici bir karakter yok? Yoksa Bilâl onlarla cinsel ilişki kurmaya muktedir değil mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Filmi daha önce götümle izlemiş olduğumu görüyorum. Şimdi gözümle izlediğim hâlini anlatayım.</p>
<p>The Dude&#8217;un mastürbasyon teorisine katılıyorum ama bunun bir boşalmayla sonlanmadığını söyleme ihtiyacı duyuyorum. Bunun nedeni de, Bilâl karakterinin mastürbasyondan ziyade cinsel ilişki ihtiyacında olabileceğini destekleyen birkaç plan. Bilâl karakteri, evet, ikinci ve üçüncü şahıslarla dalgasını geçiyor ama sobaya yaş damlama sahnesinde ve kahvedeki pişpirik adamı planında, daha önceki sahnelerde bize dalga geçme aracı olarak verdiği karartma/kesme işlevlerini kullanmıyor. Dolayısıyla bu planlar, Bilâl karakterinin, yalnız kaldığında, kendinin yüceliğini doğrulamak ve onaylamak için ikinci şahıslara daima ihtiyacı olduğu gerçeğinin altını çiziyor. Yani mastürbasyondan haz alıyor ama onun aradığı şey bir cinsel ilişki. Metaforun bu yanından biraz kaçıp başka bir düzeleme inersek, Cem Yılmaz&#8217;ın bir zamanlar pek iyi ifade ettiği gibi, &#8220;Ferrari&#8217;ye sahip olduğunu bilen başka bir kişi yoksa bir Ferrari&#8217;ye sahip olmanın bir anlamı yoktur.&#8221; Dolayısıyla Bilâl&#8217;in, kendine göre üstünlüğü ve yüceliğini tamamlayan şey, onun yüceliğini doğrulayıcı &#8220;aşağılık&#8221; karakterler oluyor. Bilâl onlara bağlı, hayatı onlara bağlı. Yalnız kaldığında da onlarla. Kendi yüceliğini tanımlarken, onların ezikliğinden feyzalıyor. Bu da onu mastürbatif bir yücelmeye değil, kommensalist bir ilişkinin öznesi yapıyor (Kommensalist ilişki, taraflardan biri yarar sağlarken diğeri ne yarar ne de zarar görür).</p>
<p>Bilâl karakterinin, bu çerçevede boşalıp boşalmadığını anlamak için, karşısında, en az onun kadar &#8220;yüce&#8221; bir karakterin konuşmasını da görmek isterdim. Düşündük mü acaba, Bilâl&#8217;le konuşanların hepsi neden Bilâl&#8217;in yüceliğinin altını çizenler? Neden kadrajda ezici bir karakter yok? Yoksa Bilâl onlarla cinsel ilişki kurmaya muktedir değil mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
